|
Arka
kapak yazisi
-
Insanoglunun en önemli varligi dilidir kuskusuz. Çünkü
evren ve yasama konusunda her seyi dili araciligi ile sorar, sorgular
ve bulur. Ses imge-lerinden yararlanarak karsindaki insanlarla iletisim
kurar.
Insanoglu dilini sözvarligi, anlatim olanaklari vd. yönlerden
gelistirdikçe yasami ve evreni daha iyi kavramaya baslamistir. Ünlü
düsünür Wittgenstein'in dedigi gibi ''Dilimin sinirlari, evrenimin
sinirlaridir.''
Dilimizin birçok islevi var. Örnegin, bir durumu belirtmek
için betimleme, duygularimizi ve düsüncelerimizi belirtmek için anlatim,
birisinin esenligini sormak için toplumsal, davet için çagri, bir yazidan,
öyküden, siirden tat almak içinse dilin yazinsal islevinden yararlaniriz.
Ayrica kendimize özgü dünyamizdan söz etmek için de özgünlük islevini
kullaniriz.
Dilin islevlerinin somutlastigi en büyük dilsel birim,
metindir. Okur ile metin arasindaki iliski özel bir iliskidir. Her okur,
yazinsal bir metinden degisik tatlar alir ve onu degisik bir biçimde
anlamlandirir. Böylece bir metin çok okumalidir, her okuyusta degisik tatlar
verir insana.
Bu kitabin amaci, iletisim olgusu baglaminda dilin degisik
islevlerini nasil kullandigimizi göstermektir. Islev kavrami, anlam
kavramiyla özdes olarak alinmaktadir. Anlam olgusunu yalnizca tümcelerden
degil, iletisimde yer alan gönderici, alici, zaman ve yer ile dilin
kullanimsal baglamindan elde ederiz.
IÇINDEKILER
...
Bir okuyucu görüsü:
ADIL BOZKURT (MEB Basmüfettisi)
Bizim yazin egitimimizin, Türkçe-dilbilgisi egitimimizin, giderek
verimliliklerinin tartisilir olmasi; ya da bu egitim sürecinden geçmis
yetiskinlerimizde beklenen
istendik davranislarin, yeterli düzeyde olmamasinin
nedenleri vardir. Her birisi ötekilerine göre daha az etkilidir
denemeyecek özellikli nedenlerdir bunlar. Türkçe-dilbilgisi egitiminin;
yazin egitiminin
bilme-belleme
ön degerli anlayisla ele
alinmasini bir yana birakip onun yerine, uygulamali dilbilgisi ile metin
incelemesi egitimine agirlikla yer verilememesi; alan ögretmenlerinin de
sinif ögretmenlerinin de yetistirilmesindeki tam uygunluk noksanligi ile
öteki nedenleri de burada siralamak olanaklidir. Bize göre,
siralayacaklarimizin en
basinda olani genel dilbilimin, kuram olmaktan çikmis kural olmus verilerini bile egitim alanimiza, gerektigi
ölçüde, tasiyamamamizdadir.
Daha kesinleyici bir anlatimla
belirlemek gerekirse; genel
dilbilimdeki gelismeleri, önemleri ölçeginde, izlemiyoruz, uygulamiyoruz.
Dil ve yazin egitiminde, cumhuriyetin ilk yilarinda baslatilan yöntemleri,
bilimsel verilerle, gelistiremedik. Izlenceleri de ögretim yöntemlerini de
yenilenmeden uzak tuttuk.
Metin incelemesindeki çagcil yaklasimlari, bu yaklasimlarin
getirilerini biz biz
olupta, dilbilgisi egitiminin uygulama alanlarina da, yazin egitimi
sürecindeki metin irdelemelerine de kazandirmadik. Yarim yüzyildan beri,
dilbilgisi ile dilbilgisi egitimini
nasil algilamis, hangi yöntemlerle egitimine baslamis isek, her sey,
genel çizgileri ile oldugu gibi
oldugu yerde duruyor. Oysa, egitim amaçli bu etkinliklerden beklenen verimin
alinabilmesi için, genel
dilbilimin son elli yil içindeki getirileri göz önünde bulundurulmali;
ögretim yöntem ve teknikleri bu yeni bulgulara göre yürütülmelidir. Egitim
süreci sonunda, istenilen düzeyde verim alinmasinin
kosulu budur. Böylesine kazanimlara dayandirilabilmis izlenceler,
egitim gören insanimiza istendik davranislar kazandirir. Içine kapali,
bilimsel sonuçlarin kazandirdigi geliskinlikleri içermeyen dilbilgisi egitiminden de metin incelemesinden de iyi
sonuçlar alinamaz.
Isin dogrusu Bati dilbilimcilerinin
çalismalari ile bu çalismalarin sonucu
kurallar, bir
baslarina ele alinarak egitim kesiminde çalisanlarin önüne derli toplu
konuldugunu söylememiz de zor. Baska dillerde üretilmislerin,
kimi yazarlarin toplu
yazilar içerikli yapitlarinda
bir ya da iki yazi bilemediniz bir bölüm ölçekli olarak yer almasindan öteye
gidilememistir. Hele hele benim bildigim kadariyla Türkçede dilin
islevleri konulu özgün
bir yapit yoktur.
Dr. Veysel Kiliç böylesine bir
boslugu görmüs, bu alandaki açigin daha da sürdürülemeyecegini düsünmüs,
oturmus, emek vermis Dilin
Islevleri ve Iletisim(1)
adli yapitini hazirlamis. Sayin
Kiliç, yapitinda yer alan konularini Dilbilim
Açisindan Kuramsal Bir Çalisma olarak sinirlandirmistir. Yazar;
Insanoglunun en önemli varligi dilidir. demis; dile deggin
çalismalarini bu saptamasinin içinde büyütmüs. Ortaya, bilimsel oldugu
kadar, ortaögretim düzeyinde egitimlilerin bile yararlanabilecekleri
bir basucu yapiti çikarmis. Islev in Türkçe sözlükte; is görme
yetisi, görev olarak tanimlandigi göz önüne alindiginda, yapitin adinin
dilin ödevleri ve iletisim olarak algilanmasi yanlis olmaz. Ele alinan konulardan;
Iletisimin Tarihsel Gelisimi iki ana bölüm içinde irdelenmistir:
Çagdas dilbilimin kurucularindan sayilan Ferdinand de Saussure nin
dili bir dizge olarak gördügünü belirttikten ve yaklasimlarini yerli yerine
koyduktan sonra dilin toplumsalligi kuralini benimsemistir. Saptamalarini
sürdür: Dilin toplumsal özelliginin yaninda onun bireysel olarak da bir
kisinin yasaminin anlami, kendisine özgü dili içinde bulur. Bu baglamda dil,
insanin kisisel benligini bulma
konusunda önemli rol oynar. (s.26)
diyerek dilin toplumsal ve de bireysel degerini belirler. Insan
dilinin özellikleri olarak (1) Yer degistirme, (2) Nedensizlik, (3)
Üretkenlik, (4) Kültür tasiyiciligi
(5) Ikilik özelligi / Çift eklemlilik ve (6) Ayriklik ilkelerini
açiklar. (s.26-31)
Yazar, dilin yazinsal boyutu kadar iletisimsel boyutunu da degerliyor:
Yazinsal metinler okurca, algilanir, alimlanirsa
tamamlanmis sayilirlar;
öteki türlü, bütün bir yapit
sayilmamalari gerekir. Çünkü okurca
alimlanmayan metinler statik ve duragandir. Baskalarinca alimlanan
yani okuyucu ya da dinleyici üzerinde bir etki yaratan metin, dilin
yazisal islevini kullanmistir.
Bunun disinda yazinsal metin, iletisim açisindan
yani iletisini iletmek ve okuyucu üzerinde bir biçimde
bir etki birakmamak açisindan eksik kalir, tamamlanmis sayilmaz.
Kullanilan dilin özellikleri , yani dil kullanimi, sözcükler, tümce
yapilari , özel terimler, özel meslek dallarinin kullandiklari dilsel
birimler, kimi durumlarda, okuyucuyu dislar. Bir metnin kolayca
alimlanabilmesi için dil
kullanimina özen gösterilmelidir.
Almanyada son yillarda gelistirilen alimlama estetigi ne göre, yazin
ayni zamanda bir iletisim etkinligidir. Yazin, iletisim etkinligi olarak
yalin bir ürün olmaktan çok, ayni zamanda toplumun bir üretim etkinligidir.
Toplumu hep iyiye, dogruya, olumluya dogru gelistirmeye çalisir. Bir
yazinsal metnin sadece estetik degerlere indirgenmesi dogru olmaz. Yazinsal
metin estetik degerlerin yaninda
bir yigin baska islevleri de tasir. Ne var ki
yazinsal metinlerde, yazinsal islevler daha egemendir. Estetik
degerler de yazinsal ilkelerin alt bilesenleri degil midir? (s.72)
Dr. Veysel Kiliçin, Dilin Islevlerini ele alip bilimsel verilere
dayandirarak çözümledigi bölümün yapit içindeki degerlendirmesine geçmeden,
bakis açisinin saptanmasi yerinde olur. Yazarin,
hem girdileri hem de etkilenim alanlari bulunan çalisma konusuna
bakis açisi söyledir: Insan dilinin tanimi degisik biçimde yapilabilir. Bu
tanimlarin tümünün belli bir oranda örtüstükleri bir gerçektir. Dilin
islevlerine iliskin tüm
tanimlarin bir bileskesi olmak üzere
sunu söyleyebiliriz: Dil kullanimdir. Bir söz ancak uygun baglamda
kullanildigi zaman anlamlidir.
Daha dogrusu dil, anlamini kullanildigi baglamdan alir; öteki türlü dil
dizgesi tek basina anlamli
degildir. Bir baska deyisle dil ancak
kullanildigi zaman kimi islevleri yüklenir. Bu islevler ise tüm insanlarin
ortak özellikleridir bir bakima. Yani, insanlarin
yasamlarindan, gereksinimlerinden
çikarilmis islevlerdir. Dilin bu islevlerini dilbilimciler,
budunbilimciler degisik biçimde siniflandirirlar.
Bir sözcenin ya da kullanilan herhangi bir dilsel birimin amacidir dilin
islevi. Dil içinde ya da dil ögretiminde dilin islevleri genellikle davranis
kategorileri biçiminde
algilanir.(
) Bir dilin ya da sözcenin islevi / islevleri
o sözcenin yapisi incelenerek belirlenemez. Dilin islevsel olarak
kullanilmasidir önemli olan , dil ile bir sey yapmak ya da sizi dinleyenleri
etkileyerek onlarin bir eylemde bulunmalarini saglamaktir. Bu durumda
islevsel kullanimi söz-eylem
kuraminin , toplumbilimin ve edimbilimin konularidir.Dilbilimciler,
budunbilimciler, ruhbilimciler dilin islevlerini degisik biçimde
siniflandirmislardir. (s.31)
Benim elimde bir yapit var.
Günümüzden otuz yedi yil önce basilmis bir yapit: Dilbilgisi Sorunlari
Türk Dil Kurumu yayini. 1967 Yilinda çikmis. Türk Dili dergisinde
yayimlanan, dilbilgisi sorunlariyla ilgili kimi yazilari, bir seçimden
geçirerek, bu benim elimdeki yapitin içinde toplamislar. Belli ki dilimizin
degisik sorunlarini ele alan
yazilari, dergi yapraklarinda birakmanin yerinde olmayacagi
düsünmüsler, böyle bir seçki içinde bir araya getirmisler. Bakiniz,
kümelendirerek degerlendirdigimizde bu yapitta dilimizin, dilbilgisi ve
ögretiminin hangi sorunlari bes bölüm içindeki yazilarda ele
almistir: (1) Dilbilgisi ve Ögretimi; (2) Tümce; (3) Ikizlemeler; (4)
Ekler, Sözcükler ve Baglaçlar;
(5) Arastirmalar (ilk dört bölümde yer alan yazilarin konulari ile
iliskilendirilemeyen içerikli
yazilarin kümelendirildigi bir
bölüm.) Bu belirlemeye yazimiz içinde yer vermemizin
nedeni sudur: Türk Dil Kurumunun 1983 yilindan önceki
yapilandirilmasi döneminde, dil devrimimiz kapsaminda etkinlikler
gösterdigini, iyi sonuçlar aldigini; amaci dogrultusunda seçkin yapitlar
ürettigini de Dilbilgisi Sorunlari adli yapitin
bunlardan biri oldugunu da biliyoruz. Ne var, okurunun eline kasim
2002 ulasan Dr. Veysel Kiliç
in yapiti Dilin Islevleri ve
Iletisim inde metinlere dayandirilmis örneklerle incelenen
genel dilbiliminin
getirileri içerikli
yaklasimlar, bu yapitta hiç mi hiç yer almamaktadir. Dilimizin etkin kullanimi ile
yetkinlestirilmesi baglamindaki sorunlar günümüzde artik, 1967
yilindakiler düzeyinde görülmemektedir. En azindan, o yillarda, böylesine
bir yaklasim söz konusu degildi. Oysa, o zamanda da günümüzde de daha
karmasik, karmasik olduklarindan midir bilinmez,
göz ardi ettigimiz sorunlari vardir yazin ve de dil bilgisi
egitimimizin. Dr. Veysel Kiliçin yapiti böylesine bir yaklasimi öne
çikarmaktadir.
Yazar,
yapitinda dilin islevlerini betimleme anlatim toplumsal çagri ve
yazinsal bölüm basliklari altinda irdeliyor. Dilin islevlerinin siniflandirilmasini da
: Gönderici kaynakli islevler Alici- gönderici kaynakli islevler Dil
disi islevler olarak fakat her birisini, alt basliklari içinde inceliyor,
örneklendiriyor. Yapitin içinde ayrica
seksen sayfa oylumunda
Eylem köklerine göre dilin islevleri ele alinmistir.
Yazin ve dil egitimimizin çagcilligi kadar verimliligini de saglayabilmek
için alanla ilgili yenilikleri, yeni yaklasimlari göz ardi edemeyiz. Iste
Dr. Kiliç in ürünü, bu nedenle, dilbilgisi ögretimini programlayanlar için de
uygulayanlar için de ; ders kitabi
hazirlayanlar için de seçkin bir basvuru yapiti
özelliklidir. Degerlendirilen konular, üstüne üstlük Türkçede
üretilmis en güzel dizinler,(siir) en seçkin düz yazilarla
örneklendirilmistir. Böyle olunca da kuramlar, kurallar içerikli yapit,
konularini özgün bir sanat ortaminda sunma ayricaligini kazaniyor.
Dr.
Kiliçin, önermelerini olsun, kurallar degerindeki belirlemelerini olsun,
yazarlarimizin yapitlarindan
alinmis metinlerle örneklemesi, bu metinler üzerinde çalismasi, benzeri
yapitlarda göremedigimiz bir üstünlük.
Yazar, dilbiliminin çogu kez soguk algilanan yüzünü, özgün dil
kullanimlarinda ilkeli olan
yazarlarimizdan, ozanlarimizdan alintilar yaparak
güncellendirmis, çekicilendirmistir. Bilimsel açiklamalarini,
sanatsal içerikli uygulama
örneklerine dayandirmistir. Türkçenin, üst kullanimlarinda olsun, güncel
kullanimlarinda olsun dilin islevlerine, ne de güzel örnekleri bulundugunu
kanitlamistir. Örnegin
Cumhuriyet gazetesinin haber
amaçli bir yazisini alintiladiktan sonra Yukaridaki metinde, geçmiste
vermis oldugu konseri duyurarak okuyucuya bilgi sundugu
için dilin betimleyici islevi kullanilmistir.(
) (s.34)
demis; açiklamalarini elle tutulur örneklere dayandirmistir.
Yazar, eylem kökenlerine göre dilin islevleri bölümümde; Bedri Rahmi
Eyuboglu nun Üç Dil
adli siiri (dizini) çok
güzel ve yalin bir örnektir.(s.78) saptamasini yapmis. Bu güzel dizini
içerigi kadar dil kullanimindaki degeri nedeniyle-
burada okurlarimiza sunmadan edemeyecegiz:
En azindan üç dil bileceksin / En azindan düsünüp rüya göreceksin /
En azindan üç dil / Birisi anadilin / Elin ayagin kadar senin / Ana sütü
gibi tatli / Ana sütü gibi bedava / Ninniler, masallar, küfürler de caba /
Ötekiler yedi kat yabanci / Her kelime aslan agzinda / Kök sökercesine söküp
çikaracaksin / Her kelimede bir tugla boyu yükselecek / Her kelimede bir kat
daha artacaksin / En azindan üç dil bileceksin / En azindan üç dilde /
Canimin içi demesini / Canim agzima geldi demesini / Kirmizi gülün ali var
demesini / Nerden ince ise ordan kopsun demesini / Keçiyi yardan
uçuran bir tutam ottur demesini / Insanin insani sömürmesini /
Rezilligin dik alasi demesini / Ne demesi be / Gümbür gümbür gümbürdemesini
becereceksin
(s.78)
Düsünme yetenegimiz, düsüncelerimizi anlatmamiz bakimindan, dilden yararlanabilme yetenegimizle sinirlanmistir.
Baskalarinin düsünme güçlerini anlama yetimiz , bizim dilden yararlanma
yetenegimizle sinirlidir. Boileau : Ne olursa olsun, düsünce ile anlatim
birbirlerine siki baglarla baglidir ve dilbilimi gücü gençlerin egitiminde
üstün bir yer tutmaktadir. Dilbilimin ögrenciyi okudugu degisik bilim
dallarinda yeteneklendirmesinden baska, dilbilimi,
ve dil kullanimi
yetenegi ögrencinin kisiliginin gelismesini
ve onun çevresiyle iliskilerini de etkiler. Gitgide açikça
anlasilmaktadir ki ögrencinin ihtisaslasmis bir konuyu anlama gücü , bir
kavrami formüle edebilme ve somuttan soyuta geçebilme
yeteneginin isidir. Bu is de dilbilimi düzeyinin genis ölçüde bir
ürünüdür. O halde, dilin anlasilmasi düsüncenin anlasilmasinda da önemli bir
rol oynar. Insanlar kendi kisisel düsüncelerini anlatmak ve baskalariyla
anlasmak isterlerse, her seyden önce , kendi dillerinden yararlanmayi
bilmelidirler. der
(Avrupa Ülkeleri Anadili
Yazi ögretimi s.37)
Bireysel, toplumsal boyutlari nedenleriyle dil ve yazin egitimimi
uygulamalarimizda, islevsellige yakin durmamiz zorunludur. Egitim
sürecimizden geçmis olanlarimizin dil bilinçlerinin olusmasi; dili
özgünlügüne bagli kalarak kullanabilme yeterliliklerinin gelismesi buna
baglidir. Dilin islevsel
alanlari iletisimin temelleri üstüne metinlerle örneklendirerek irdeleyen
Dr. Veysel Kiliçin
yapiti alanindaki bir
boslugu doldurmustur. Bu nedenle basvuru yapiti özelliklidir.
Üniversiteli gençlerimiz için,dilbilgisi ögretimi görevlileri için
kaynak içeriklidir.
(1)
Dilin Islevleri
ve Iletisim / Dr. Veysel Kiliç / Papatya Yayincilik Egitim
Adil
Bozkurt (MEB Basmüfettisi)
Konuyla Ilgili Diger Eserlerimiz:
Sözün Isigi:
Uygulamali Noktalama Bilgileri
Türkçe Yazim
Kilavuzu
Türkçenin
Çirpinisi
Uygulamali Türk
Dili - Cilt I
Uygulamali Türk
Dili - Cilt II
Uygulamali Türk
Dili - Tek Cilt
Sözcük Türleri
Türkiye
Türkçesinde Biçimbirimler
Biçimbilim-Temel
Kavramlar
Türk Dilinde
Çati
Türkiye
Türkçesinde Kök-Ek Bilesmeleri
Türkiye Türkçesinin
Sözdizimi
Türkçe
Atasözleri ve Deyimler Sözlügü
Türkçe Üzerine:
Denemeler ve Elestirirler
Dilin Islevleri
ve Iletisim
Uygulamali Türk Dili -
Ekonomik Baski (Iki Cilt birarada)
Akademik
Kitaplar - Bilimsel Kitaplar - Üniversite Kitaplari
|